Cloud Computing Nedir Ne Değildir?


Cloud Computing yani Bulut Hesaplama, geleneksel bilgisayar konseptindeki yerel hesaplama yöntemlerini tarihe gömüyor. Cloud computing kısaca, ihtiyaç duyduğunuz verilerin ve hesaplamaların sizin bilgisayarınızda değilde, uzaktaki birçok bilgisayarda tutulması ve hesaplanması mantığına dayanıyor. Hesaplanan veriler sonradan internet üzerinden sizin bilgisayarlarınıza yönlendiriliyorlar. Bu durumda elinizdeki bilgisayarın kapasitesinin ne olduğunun önemi kalmıyor. Ayrıca bu verilere dünyanın herhangi bir yerinden ve herhangi bir donanımla erişim sağlanıyor. Bu da doğal olarak platform bağımsızlık sağlıyor. Yani sizin kullandığınız sistem ister Windows, ister Linux olsun istediğiniz uygulamayı çalıştırabilirsiniz.

Cloud Computing’in mantığı aslında birkaç yazılım türünde gizli. Bunların en başında gelen web tabanlı yazılımlar. Yazılarımı takip edenler gelecekle ilgili öngörülerimde sürekli bu tip uygulamaların öneminden bahsettiğimi hatırlarlar. Bunlara örnek olarak Google’ın ofis uygulamalarını verebiliriz. Veriler ve işlemler tamamen uzaktaki bilgisayar kümelerinde tutuluyor ve size sadece sonuçları yansıyor.
Devamı…

BREAKOUT KINGS


 
Tanıtım videosunu izlemek için tıklayınız…

Stanford Üniversitesinin Kuruluşu


Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektör’ün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından fırlayarak önlerini kesti… Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?

Devamını Oku..

Rango



Öncelikle şunu belirtmek istiyorumki bildiğimiz animasyonlardan farklı bir yapımdı.Kendinizi kasarsanız komik gelmez; karakterler şirin değildi aksine bir çocuk için rüyalarına girebilecek kadar korkutucu ve çirkindi. 😀 Konu itibariyle verdiği toplumsal mesajıda katarsak kesinlikle çocuklara hitap etmiyordu.
Devamını Oku

FRINGE HAKKINDA


Fringe hakkında birşeyler karalama gereksinimi hissettim çünkü tavsiye ettiğim arkadaşlarımın büyük bir çoğunluğu dizinin yıllar önce yayımlanan X-Files adlı diziye benzediği gerekçesiyle izlemediler…Ama…

Devamını Oku

L.A. MOVIE TÜRKÇESİ © 2011 Emre ZORLU


BU ESERİN BÜTÜN HAKLARI SAKLIDIR. FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNUN MADDE 22- (değişik: 21.2.2001-4630/13) GEREĞİNCE YAYINCININ YAZILI İZNİ ALINMADAN KISMEN VEYA TAMAMEN ALINTI YAPILAMAZ, HİÇBİR ŞEKİLDE KOPYA EDİLEMEZ, ÇOĞALTILAMAZ VE YAYIMLANAMAZ. BELİRTİLEN FİİLLERİ GERÇEKLEŞTİRENLER HAKKINDA HUKUKİ İŞLEM BAŞLATILACAKTIR.
L.A. Movie Türkçe Özeti.

1 – MOR SARAY (L.A.’ın en pahalı gece kulüplerinden biri)

Kısa ışıl ışıl parıldayan sarı saçları ve yeşil gözleriyle taş gibi bir şampanyasını yudumlayarak beni kesmektedir ve bana laf atmaya başlar.

Bana iltifat ederek gerçekten de fena olmadığımı ve benim gibi bir erkeği arzuladığını söyler… Bu durumda ne söyleyebilirdim ki? İşin aslı 40 yaşıma merdiven dayamış olsam da insanlara 30’lu yaşların başında olduğumu söylerim. Bana asılan hatunun ise 23 yaşından 1 gün dahi büyük olamayacağına bahse girerim. İşimden ötürü sayısız hatunla tanıştım ancak bu hatun kadar güzeline milyonda bir rastlarsınız. Sadece birkaç olayda taş gibi hatunlarla karşılaşmıştım onlar da bana bakmamışlardı.

Kötü bir tipim olmadığı konusunda hatun haklıydı. Koyu saç, kahverengi gözler, sağlıklı dişler ve iyi kıyafetlerimin yanısıra kendimi fit tutardım. Haftada 3 kez badiye giderim, amatör boksörüm. Bu yüzden gözümün çevresinde birkaç ufak yara var ve burnumu birisi kavgada kırdığı için artık dümdüz değil. Kadın işimin zengin olmak için yeterli olmadığını söylediğinde de kesinlikle haklıydı…

Ben Los Angelas’ta California’da özel dedektifim. Müşterilerim de genellikle L.A. varoşlarında yaşayan insanlardan ibarettir. Hergün koruma, güvenlik, şantaj, kayıp insanlar, kimi ufak suçlar ve rüşvet gibi sorunlarla uğraşırım. Bazen cinayet davalarıyla ilgilensem de boşanma ve evlilik sorunlarına bakmazdım. Hayatım kolay değildi ama genelde ev ve ofis kiramı ödemeye yetecek kadar kazanıyordum.

Adımın Lenny Samuel olmasına karşın hatun bana Charlie diye hitap ederek çağırır. Ayağa kalkıp ona doğru hamle yaptığımda ise arkadan birisi oturmamı söyler. Bu kişi 1,90 boylarında kaslı bir adamdı. Sarışın hatunun adamla öpüşmesi ise filmin final sahnesi olmuştu. Benden 30 m uzaklıktaki bu kadının yüzü 5 m büyüklükteydi. Bu taş hatunun adı Gail Lane idi. Bu Hollywood’un en ateşli aktristine en yakın olduğum andı.

Sinemaya çok sık giderim, özellikle işlerim sarpa sarınca. Son işim de birkaç hafta önce kötü sonuçlanmıştı. Adamın biri güzel bir hatunun yarış atını çalmıştı. Atı bulmuştum fakat paramı alamadım. Bu olaydan beri ofisimi düzenledim, arabamı yıkadım, sık sık badiye gittim ve telefonumun çalmasını bekledim. Fakat çalmadı. Bu yüzden müşterim yok. Bende zamanımı sinemaya giderek değerlendiriyorum.

Kitabın Devamını Okumak İçin Tıklayınız!..

L.A. MOVIE KELİMELER (Güncellendi…)


Sip:yudumlamak
floor-to-ceiling mirror:boy aynası
bathrope:bornoz
Fall for: aşık olmak
midnight:gece yarısı
intruder:davetsiz misafir
Occasion:olay
mutter:homurdanmak
buck:dolar
Stunner:çekici
private eye:dedektif
hallway:koridor
Blackmail:şantaj
Devamını Oku

Star Wars


İsmail kardeşim birşeyler karalamış bende eklemek istiyorum. 80 li yılların post-modern düşüncelerini sarsan bir baş yapıt olmasının yanında görsel bir şölen, bir bilim-kurgu efsanesi kısaca star wars.

Filmi tekrar yada ilk defa izleyecekler için için kesinlikle önerim 4-5-6-1-2-3-4-5-6 sırasına göre filmi izlemeleri…

Bilim kurgu aksiyon macera uzay hakkında film izleyecekseniz kesinlikle ilk ve tek önereceğim film olacaktır.

 

BİR KREDİ HİKAYESİ


Binbir sıkıntıyla gurbet ellerde okuyan veya okutulanları bir yana ayırıyorum, siz siz olun ayda 250 lira ekstra param olur da haftasonlarında ortamlara akarım, karı kız yaparım, pese giderim,ayakkabı çanta üstüne telefn laptop filan alırm gibi bi mantık güderek bu kredileri almayın. zira devlet babanızın size başınızı okşayarak verdiği bu harçlığın aslında kol gibi, orkinoks gibi bir borç olduğunu ancak ve ancak iş hayatına başladığınız zaman idrak edeceksiniz.
Devamını Oku

Splice


Bugün Splice denen (Clive)Adrien Brody ‘ nin başrolünde oynadığı (Piyanist’teki adam) film elime geçti. Bilim kurgu meraklısı olarak bi bakayım dedim; bakmaz olaydım ; sexten soğudum arkadaş..

 

Eşi ile birlikte DNA’lar üzerinde oynuyorlar, sonra bi yaratık çıkıyor ortaya.. Çocukları gibi bakıyorlar o insanımsı yaratığa. Çocukları (dişi yaratık) zor bi dönem geçiriyor. Ergenlik olsa gerek 🙂 Önce ona babalık yapan Clive ile ( başrol deki eleman) “aşk” yapıyorlar. Karısı Elsa basıyor tabi iş üstünde. Filmin sonunda cinsiyet değiştirerek Clive’i tahtalı köye yolluyor ve ona baştan sona annelik yapan Elsa’ya tecavüz ediyor. Elsa hamile kalıyor, yaratığı öldürüyor ve film bitiyor..